TR | EN | DE

Aydınlatma Terimleri Sözlüğü

A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z



A
Abney phenomenon : Abney olayı

Abney's law : Abney yasası

abnormal cathode fall : anormal katotsal düşüş

absolute thermal detector : salt ışınsal ısıölçer

absorptance : soğurma çarpanı

absorption : soğurma

accommodation : uyum

achromatic perceived colour : türsüz algılanmış renk

achromatic stimulus : türsüz renk uyartısı

actinic : aktiniksel

actinic action spectrum : aktiniksel etkinlik tayfı

actinic dose : aktiniksel doz

actinic erythema : aktiniksel deri kızarması

actinism : aktinizm

adaptation : uyma

adaptive colorimetric shift : uymada renkölçümsel çarpıklaşma

adaptive colour shift : uymada renk çarpıklaşması

additive complementary colours : tümler renkler

additive mixture of colour stimuli : renk uyartıları toplamsal karışımı

adjustable luminaire : ayarlanabilir ışıklık

afterglow : geç ışılışıma

air-turbo lamp : hava basıncı jeneratörlü lamba

alychne : alişne; alikne

anomalous trichromatism : sapak üçrenkçillik

anti-Stokes luminescence : anti-Stokes ışıklılık

aperture colour : delik rengi

apparent magnitude : görünür büyüklük

arc discharge : yay boşalması

arc lamp : yay lambası

arc tube : boşalma tüpü

artifically induced actinic effect : yapay oluşturulmuş aktiniksel etki

astronomical sunshine duration : astronomik güneşlenme süresi

asymmetrical luminaire : bakışımsız ışıklık

avalanche photodiode : çığıl ışıdiod

average life : ortalama ömür


B
bactericidal lamp : mikrop kırıcı lamba

bactericidal radiation : bakteri kırıcı ışınım

ballast : durultucu; balast

ballast lumen factor : durultucu ışık akısı çarpanı

base : dip

bayonet cap; bayonet base : süngü dip

bayonet pin : dip tırnağı

Bezold-Brücke phenomenon : Bezold-Brücke olayı

binary hue : ara renk türü; ikili renk türü

biological rhythm : biolojik ritim

bioluminescence : biyolojik ışılışıma

black light lamp : kara ışık lambası; Wood ışığı lambası

blackbody : Planck ışıyıcısı; kara cisim

blended lamp : karışık ışıklı lamba

bolometer : bolometre

bowl : çanak

bright : parıltılı

brightness : parıltı

bulb : ampul

bulkhead luminaire : yer ışıklığı; taban ışıklığı


C
candela : kandela

candela per square metre : kandela bölü metrekare

cap : dip

cap lamp : şapka lambası

carbon filament lamp : karbon telli lamba

cathode fall; cathode drop : katotsal düşüş

cathodoluminescence : katotsal ışılışıma

chemiluminescence : kimyasal ışılışıma

chroma : bağıl türsellik

chroma : renksel parlaklık

chromatic adaptation : türsel uyma

chromatic perceived colour : algılanmış türsel renk

chromatic stimulus : türsel renk uyartısı

chromaticity : türsellik

chromaticity coordinates : üçtürsel koordinatlar

chromaticity diagram : türsellik diyagramı

chromaticness : türsel doymuşluk; türsellik düzeyi

CIE standard clear sky : standart açık CIE göğü; açık gök

CIE standard overcast sky : standart kapalı CIE göğü; kapalı gök

clear bulb : saydam ampul

coated bulb : opalleştirilmiş ampul

coefficient of luminous intensity : ışık yeğinliği katsayısı

coefficient of retroreflected luminance : geri yansımış ışıklılık katsayısı

coefficient of retroreflection : geri yansıma katsayısı

coffer : gömülü tavan ışıklığı

coherent radiation : koheran ışınım

coiled-coil filament : çift kıvrımlı tel

cold cathode lamp : soğuk katotlu lamba

cold-start lamp : ön ısıtmasız lamba

colorimeter : renkölçer

colorimetric purity : renkölçümsel arılık

colorimetric purity : tayfsal renk yoğunluğu

colorimetry : renkölçme

colour atlas : renk atlası

colour equation : renk denklemi

colour fullness : türsel doymuşluk; türsellik düzeyi

colour matching : renk eşleme

colour rendering : renksel geriverim

colour rendering index : renksel geriverim indisi

colour solid : renk katısı

colour space : tür uzayı

colour stimulus : renk uyartısı

colour stimulus function : renk uyartı fonksiyonu

colour temperature : renk sıcaklığı

coloured bulb : renkli ampul

colour-matching functions : renkölçümsel fonksiyonlar

comparison lamp : dara lambası

complementary colour stimuli : tümler renk uyartıları

complementary wavelength : tümler dalga boyu

complex refractive index : karmaşık kırılma indisi

compressed air luminaire : hava basıncı jeneratörlü lamba

cones : koniler

configuration factor : biçimleniş çarpanı

contact plate : dip tepesi

contrast : karşıtlık

contrast rendering factor : karşıtlık geriverim çarpanı

contrast sensitivity : karşıtlık duyarlılığı; ayrımsal duyarlılık

cornice lighting : ışıklı korniş

correlated colour temperature : benzer renk sıcaklığı

cove lighting : korniş aydınlatması

cumulative downward flux proportion : alt toplanık akı orantısı

cumulative flux : toplanık akı

cut-off : siperlik

cut-off angle : siperlik engel açısı

cylindrical irradiance : erkesel silindirsel aydınlık


D
dark : koyu

dark current : karanlık akımı

daylight : günışığı

daylight factor : günışığı çarpanı

daylight illuminant : günışığı ışıklayıcısı

daylight lamp : günışığı lambası

daylight locus : günışıkları geometrik yeri

daylight opening : günışığı açıklığı

defective colour vision : renk görme sapaklığı

densitometer : yoğunlukölçer

detectivity : alıcılık

deuteranomalous vision : ikinci sapaklık

deuteranopia : ikinci görmezlik

dichromatism : çiftrenkçillik

diffraction : kırınma

diffuse reflectance : yayınık yansıtma çarpanı

diffuse reflection : yayınık yansıma

diffuse sky radiation : yayınık gök ışınımı

diffuse transmission : yayınık geçme

diffuse transmittance : yayınık geçirme çarpanı

diffused lighting : yayınık aydınlatma

diffuser : yayıcı

diffuser : yayındırıcı

diffusion factor : yayınma çarpanı

diffusion : yayınma

dim : karanlık

dimmer : karartıcı; dimmer

direct actinic effect : dolaysız aktiniksel etki

direct flux : dolaysız akı

direct glare : dolaysız kamaşma; doğrudan kamaşma

direct lighting : dolaysız aydınlatma

direct ratio : dolaysız oran

direct solar radiation : dolaysız güneş ışınımı

directional emissivity : doğrultusal yayımlayıcılık

directional lighting : doğrultulu aydınlatma

disability glare : bozucu kamaşma

discharge lamp : boşalmalı lamba

discomfort glare : konforsuz kamaşma

dispersion : dağılım

distribution of luminous intensity : ışık yeğinliği uzaysal dağılımı

distribution temperature : dağılış sıcaklığı

dominant wavelength : baskın dalga boyu

dose : doz

dose rate : doz debisi

downlight : toplayıcı tavan ışıklığı

downward flux : alt yarı küresel akı

downward flux fraction : alt yarı küresel akı oranı

downward light output ratio : standart alt geriverim


E
effective dose : etkin doz

effects projector : dekor projektörü

electric arc : yay boşalması

electric discharge : elektriksel boşalma

electroluminescence : elektro-ışılışıma

electroluminescent lamp : elektro-ışılışıyıcı lamba

electroluminescent panel : elektro-ışılışıyıcı levha

electroluminescent source : elektro-ışılışıyıcı kaynak

electromagnetic radiation : elektromanyetik ışıma

electromagnetic radiation : elektromanyetik ışınım

electronic-flash lamp : elektronik flaş lambası

emergency lighting : yardım aydınlatması

emission : yayım

emission spectrum : yayım tayfı

emissive material : yayımlatıcı özdek

enamelled bulb : emaylanmış ampul

energy level : erkesel düzey

entrance angle : aydınlatma açısı

equality of brightness photometer : parıltı eşlemeli ışıkölçer

equality of contrast photometer : karşıtlık eşlemeli ışıkölçer

equi-energy spectrum : eşit erke tayfı; eşerke tayfı

equivalent contrast : eşdeğer karşıtlık

equivalent luminance : eşdeğer ışıklılık

equivalent veiling luminance : donukluk eşdeğer ışıklılığı

erythemal radiation : kızartıcı ışınım

escape lighting : boşaltma aydınlatması

exchange coefficient : karşılıklı değişim katsayısı

excitation : uyarma

excitation purity : uyartı arılığı

excitation spectrum : uyarma tayfı

explosion-proof luminaire : patlama korumalı ışıklık

exposure meter : pozölçer

extraterrestrial solar radiation : dünya dışı güneş ışınımı

eyelet : dip tepesi


F
face luminaire : alın ışıklığı

fall time : iniş süresi

field of view : bakma alanı

filament : tel; filaman

flameproof luminaire : patlama korumalı ışıklık

flash tube : elektronik flaş lambası

flashlight : cep ışıklığı

flicker : titreme; ışık titremesi

flicker photometer : titremeli ışıkölçer

floodlight : ışıklandırma projektörü

floodlighting : ışıklandırma

floor lamp : ayaklı ışıklık

fluorescence : flüorışıma

fluorescent lamp : flüorışıl lamba; flüoresan lamba

fluorophor : ışılışır; fosfor; flüorofor

flux code : akı kodu

flux triplet : üçüzlü akı

form factor : biçim çarpanı

fovea; fovea centralis : fovea; merkezsel fovea

foveola : foveola

Fresnel spotlight : Fresnel mercekli projektör

frosted bulb : buzlu ampul

fusion frequency : erime frekansı


G
gas-filled lamp : gaz dolu lamba

general diffused lighting : dolaylı-dolaysız aydınlatma

general lighting : genel aydınlatma

geometric extent : geometrik yaygınlık

germicidal lamp : mikrop kırıcı lamba

germicidal radiation : mikrop kırıcı ışınım

glare : kamaşma

glare by reflection : yansımayla kamaşma

global illuminance : toplam günışıksal aydınlık

global solar radiation : toplam güneş ışınımı

globe : karpuz; glob

gloss : parlaklık

glossmeter : parlaklıkölçer

glow discharge : ışıltılı boşalma; ışılışır boşalma

goniophotometer : açılı ışıkölçer

gonioradiometer : açılı ışınımölçer

Grassmann's laws : Grassmann yasaları

grey body : gri cisim


H
half-peak divergence : arı yeğinlikte açısal genişlik

half-value angle : yarı değer açısı

hand-lamp : el ışıklığı; el lambası

hard glass bulb : sert camlı ampul

haulageway luminaire : galeri ışıklığı

headpiece : şapka lambası projektörü

heliotherapy : heliootama; güneş ışığı tedavisi

Helmholtz-Kohlrausch phenomenon : Helmholtz-Kohlrausch olayı

hemeralopia : gece körlüğü

hemispherical emissivity : yarı küresel yayımlayıcılık

HID lamp : yüksek yeğinlikli boşalmalı lamba

high intensity discharge lamp : yüksek yeğinlikli boşalmalı lamba

high pressure mercury vapour lamp : yüksek basınçlı cıva buharlı lamba

high pressure sodium vapour lamp : yüksek basınçlı sodyum buharlı lamba

hot cathode lamp : sıcak katotlu lamba

hot-start lamp : ön ısıtmalı lamba

hue : renk türü; tür


I
ignitor : ateşleyici

illuminance : aydınlık

illuminance : ışıksal aydınlık

illuminance meter : aydınlıkölçer; lüksmetre

illuminance vector : aydınlık vektörü

illuminant : ışıklayıcı

illuminant colorimetric shift : ışıklayıcı için renkölçümsel çarpıklaşma

illuminant colour shift : ışıklayıcı renk çarpıklaşması

illumination : aydınlatma

incandescence : akkor ışıma

incandescent lamp : akkor elektrik lambası

indicatrix of diffusion : yayınma göstericisi

indirect actinic effect : dolaylı aktiniksel etki

indirect flux : dolaylı akı

indirect lighting : dolaylı aydınlatma

induction luminaire : endüksiyon beslemeli ışıklık

infrared lamp : kızılaltı lambası

infrared radiation : kızılaltı ışınım

input : giriş büyüklüğü

installation flux density : yüzeylik döşem akısı

installation index : yer indisi; döşem indisi

installed lamp flux density : döşeli lambaların yüzeylik akısı

instant-start lamp : ön ısıtmasız lamba

instrinsically safe luminaire : özgüvenli ışıklık

integrating photometer : ışık akısı ölçer

integrating sphere : Ulbircht küresi

interference : girişim

interreflection : çoklu yansıma; iç yansışma

interreflection ratio : iç yansışma çarpanı

irradiance : erkesel aydınlık

iso-illuminance curve : eşaydınlık eğrisi

iso-intensity curve : eş yeğinlik eğrisi

iso-intensity diagram : eş yeğinlik diyagramı

isoluminance curve : eşışıklılık eğrisi

isotropic diffuse reflection : izotrop yayınık yansıma

isotropic diffuse transmission : izotrop yayınık geçme


J


K


L
lambertian surface : Lambert yüzeyi; tam mat yüzey

Lambert's cosine law : Lambert yasası; kosinüs yasası

lamp : lamba

lamp connector : lamba bağlayıcı

lamp voltage : yanma gerilimi; lamba gerilimi

lampholder : duy

laser : lazer

LCD : sıvı kristal displey; LCD

LED : ışık yayımlayıcı diod; LED

lens spotlight : mercekli projektör

life : ömür

life test : süre testi; süre denemesi

life to X % failures : % X kayıplı ömür

light : açık

light : ışık

light centre : ışıksal merkez

light emitting diod : ışık yayımlayıcı diod; LED

light exposure : ışıklanma

light loss factor : değer düşme çarpanı

light output ratio : standart geriverim

light stimulus : ışıksal uyartı; ışık uyartısı

lighting chain; lighting string : ışık zinciri

lighting technology : aydınlatmacılık

lighting : aydınlatma

lightness : açıklık

liquid crystal display : sıvı kristal displey; LCD

local lighting : bölgelik aydınlatma

localised lighting : bölgelenmiş aydınlatma

long-arc lamp : uzun yay lambası

louvre; louver : örtücü

low pressure mercury vapour lamp : alçak basınçlı cıva buharlı lamba

low pressure sodium vapour lamp : alçak basınçlı sodyum buharlı lamba

lumen : lümen

luminaire : ışıklık

luminaire efficiency : standart geriverim

luminaire guard : koruma ızgarası

luminance : ışıklılık

luminance : ışıksal ışıklılık

luminance coefficient : ışıksal ışıklılık katsayısı

luminance difference threshold : ışıklılık ayrımsal eşiği

luminance factor : ışıksal ışıklılık çarpanı

luminance meter : ışıklılıkölçer

luminance threshold : ışıklılık eşiği

luminescence : ışılışıma

luminophor : ışılışır; fosfor; flüorofor

luminosity : parıltı

luminous colour : ışık rengi

luminous cylindrical exposure : silindirsel ışıklanma

luminous efficacy of a source : ışıksal verim

luminous efficacy of radiation : ışıksal verim

luminous efficiency : bağıl ışıksal verim

luminous element : ışıklı element; ışıklı parçacık

luminous environment : ışıklı çevre

luminous exitance : ışıksal uyarıcılık

luminous exposure : ışıklanma

luminous flux : ışıksal akı; ışık akısı

luminous flux maintenance factor : ışık akısı kalıcılık çarpanı

luminous intensity : ışıksal yeğinlik

lux : lüks ; lümen bölü metrekare


M
macula lutea : sarı leke

magnification ratio : güçlendirme çarpanı

main electrode : baş elektrot; ana elektrot

maintenance factor : değer düşme çarpanı

mean spherical luminous intensity : ortalama küresel ışık yeğinliği

mesopic vision : akşam görmesi

metal filament lamp : metal telli lamba

metal halide lamp : metal halojenürlü lamba; metal halide lamba

metameric colour stimuli : metamer renk uyartıları

mine luminaire : maden ocağı ışıklığı

mine rescue luminaire : kurtarıcı lambası

mine safety lamp : alevli güvenlik lambası

miner's lamp : madenci lambası

minimum erythema dose; MED : kızartıcı en az doz; KED

mixed reflection : karışık yansıma; yarı yayınık yansıma

mixed transmission : karışık geçme; yarı yayınık geçme

monochromatic radiance temperature : tektürsel ışıklılık sıcaklığı

monochromatic radiation : tektürsel ışınım

monochromatic stimulus : tektürsel uyartı; tayfsal uyartı

monochromatism : renk körlüğü

monochromatism : tekrenkçillik


N
natural actinic effect : doğal aktiniksel etki

negative-glow lamp : ışıltı lambası

Nepierian spectral absorption coefficient : neperien tayfsal soğurma katsayısı

Nepierian spectral internal transmittance density : neperien tayfsal iç geçiricilik yoğunluğu

neutral step wedge : kademeli geçirici gri süzgeç

neutral wedge : gri kama

night-blindness : gece körlüğü

noise equivalent input : gürültü eşdeğer uyartısı

noise equivalent irradiance : gürültü eşdeğer erkesel aydınlık

noise equivalent power : gürültü eşdeğer erke akısı

non-luminous colour : ışımayan nesne rengi

non-selective detector : seçmez alıcı

non-selective radiator : seçmez ışıyıcı

normal cathode fall : normal katotsal düşüş

normalized detectivity : standart alıcılık


O
object-colour : nesne-renk

observation angle : gözlem açısı

obstruction : engel

opal bulb : opal ampul

opaque medium : geçirimsiz ortam

optical filter : süzgeç; optik süzgeç

optical light output ratio : optik geriverim

optical radiation : optik ışınım

optical thickness of the atmosphere : atmosferin optik kalınlığı

optimal colour stimuli : optimal renk uyartıları; en yüksek renk uyartıları

ordinary luminaire : sıradan ışıklık

output : çıkış büyüklüğü; yanıt


P
paddy lamp : katar ardı ışıklık

parallel cathode heating : paralel elektrot ısınması

parallel cathode preheating : paralel elektrot ön ısınması

pelmet lighting : ışıklı perdelik

pendant luminaire : asılı ışıklık

perceived colour : algılanmış renk

perceived light : algılanmış ışık

perception : algı

perfect reflecting diffuser : yansıma ile tam yayındırıcı

perfect transmitting diffuser : geçme ile tam yayındırıcı

permanent supplementary artificial lighting : sürekli tümler yapay aydınlatma

permissible luminaire : grizu güvenli ışıklık

phosphor : ışılışır; fosfor; flüorofor

phosphorescence : fosforışıma

photobiology : ışıbiyoloji

photocathode : ışıkatot

photoconductive cell : ışıiletken gözcük

photocurrent : ışıelektrik akım

photodesensitization : ışıduyarsızlaştırma

photodiode : ışıdiod

photoeffect : ışıetki

photoelectric detector : ışıelektrik alıcı

photoelement : ışıpil; fotovoltaik gözcük

photoemissive cell : ışıyıcı gözcük; fotosel

photoflash lamp : flaş lambası

photoflood lamp : fotoğrafçı lambası

photoluminescence : ışıksal ışılışıma

photoluminescence quantum yield : ışıksal ışılışıma kuantasal verimi

photoluminescence radiant yield : ışıksal ışılışıma erkesel verimi

photometer : ışıkölçer

photometry : ışıkölçme

photomultiplier : ışı çarpımcı

photon counter : foton sayıcı

photon cylindrical exposure : silindirsel fotonlanma

photon exitance : fotonsal uyarıcılık

photon exposure : fotonlanma

photon flux : foton akısı

photon intensity : fotonsal yeğinlik

photon irradiance : fotonsal aydınlık

photon number : foton sayısı

photon radiance : fotonsal ışıklılık

photopathology : ışıpatoloji

photoperiod : ışıdönüm

photopic vision : gündüz görmesi

photoresistor : ışıdirenç

photosensitization : ışıduyarlılaştırma

phototherapy : ışıotama

phototransistor : ışıtransistör; fototransistör

phototube : ışıyıcı gözcük; fotosel

photovoltaic cell : ışıpil; fotovoltaik gözcük

physical colorimetry : fiziksel renkölçme

physical photometry : fiziksel ışıkölçme

pin : iğne

pin cap; pin base : iğneli dip

Planckian locus : kara cisimler yeri; Planck'ın geometrik yeri

Planckian radiator : Planck ışıyıcısı; kara cisim

Planck's law : Planck yasası

point brilliance : noktasal parıltı

point source : noktasal kaynak

polarized radiation : kutuplanmış ışınım

portable luminaire : taşınır ışıklık

portable mine luminaire : taşınır maden ocağı ışıklığı

possible sunshine duration : olanaklı güneşlenme süresi

post : iğne

prefocus cap; prefocus base : önodaklamalı dip

prefocus lamp : merkez telli lamba; ön odaklamalı lamba

preheat lamp : ön ısıtmalı lamba

pressed glass lamp : optik düzenli lamba

primary light source : birincil ışık kaynağı

primary photometric standard : ışıkölçümsel birincil ölçün

profile spotlight : profil projektörü

projection lamp : projeksiyon lambası

projector : projektör

projector lamp : projektör lambası

protanomalous vision : birinci sapaklık

protanopia : birinci görmezlik

protected luminaire : korunmuş ışıklık

protective glass : koruma camı

proximity : duvar uzaklığı

psychophysical colour : psikofizik renk

purity : arılık

Purkinje phenomenon : Purkinje olayı

purple boundary : purpuralar sınırı

purple stimulus : purpura uyartısı

pyroelectric detector : piroelektrik alıcı


Q
quantity of light : ışık niceliği

quantum detector : kuantasal alıcı

quantum efficiency : kuantasal verim


R
radiance : erkesel ışıklılık; ışınımlılık

radiance coefficient : erkesel ışıklılık katsayısı

radiance factor : erkesel ışıklılık çarpanı

radiant cylindrical exposure : silindirsel ışınımlanma

radiant efficiency : erkesel verim

radiant energy : ışıyan erke

radiant exitance : erkesel uyarıcılık

radiant exposure : ışınımlanma

radiant exposure meter : ışınımlanmaölçer

radiant flux : erkesel akı; ışıyan güç

radiant intensitiy per unit area : ışınımlılık

radiant intensity : erkesel yeğinlik

radiant power : erkesel akı; ışıyan güç

radiant spherical exposure; radiant fluence : küresel ışınımlanma

radiation : ışıma

radiation : ışınım

radioluminescence : radyoışılışıma; X ışınımıyla ışılışıma

radiometer : ışınımölçer

radiometry : ışınımölçme

rated luminous flux : ayırdedici ışık akısı

rated power : ayırdedici güç

rating : ayırdedici veriler

Rayleigh scatter : Rayleigh yayınması

recessed luminaire : gömülü ışıklık

reduced utilance : kısıtlı yararlılık

reduced utilization factor : kısıtlı kullanma çarpanı

reference ballast : referans durultucusu

reference colour stimuli : referans renk uyartıları; birincil renk uyartıları

reference illuminant : referans ışıklayıcısı

reference lamp : referans lambası

reference lighting : referans aydınlatması

reference surface : referans yüzeyi

reflectance : yansıtma çarpanı

reflectance factor : yansıtıcılık çarpanı

reflectance factor optical density : optik yansıtıcılık yoğunluk çarpanı

reflectance optical density : optik yansıtıcılık yoğunluğu

reflected solar radiation : yansımış güneş ışınımı

reflection : yansıma

reflectivity : yansıtıcılık

reflectometer : yansımaölçer

reflectometer value : yansımaölçümsel değer

reflector : yansıtıcı

reflector lamp : yansıtıcı lamba

reflector spotlight : aynalı projektör; yansıtıcılı projektör

reflectorized bulb : yansıtıcı ampul

refraction : kırılma

refractive index : kırılma indisi

refractor : kırıcı; ışık kırıcı

regular reflectance : düzgün yansıtma çarpanı

regular reflection : düzgün yansıma; aynasal yansıma

regular transmission : düzgün geçme

regular transmittance : düzgün geçirme çarpanı

related perceived colour : birlikte algılanmış renk

relative colour stimulus function : bağıl renk uyartı fonksiyonu

relative optical air mass : bağıl optik hava kütlesi

relative sensitivity : bağıl duyarlılık

relative spectral distribution : bağıl tayfsal dağılım

relative spectral sensitivity : bağıl tayfsal duyarlılık

relative sunshine duration : bağıl güneşlenme süresi

resonance line : rezonans çizgisi

response time : yanıt süresi

responsivity : duyarlılık

resultant colorimetric shift : toplam renkölçümsel çarpıklaşma

resultant colour shift : toplam renk çarpıklaşması

retina : ağtabaka

retina : retina; ağtabaka; ağ katman

retroreflection : geri yansıma

retroreflector : geri yansıtıcı

rise and fall pendant : değişken askılı ışıklık

rise time : gelişme süresi

rods : sopacıklar

rooflight : çatı penceresi; yatay pencere

room index : yer indisi; döşem indisi

rotationally symmetrical luminous intensity distribution : ışık yeğinliği dönel dağılımı


S
safety lighting : güvenlik aydınlatması

saturation : bağıl doymuşluk

saturation : renksel doymuşluk

scattering : yayınma

scattering indicatrix : yayınma göstericisi

scintillator : skentilatör

scotopic vision : gece görmesi

screw cap; screw base : vidalı dip

sealed beam lamp : tanımlı ışık demeti lambası

searchlihgt : ışıldak; arama ışıklığı

secondary light source : ikincil ışık kaynağı

secondary photometric standard : ışıkölçümsel ikincil ölçün

secondary standard lamp : ikincil ölçün lamba

selective detector : seçer alıcı

selective radiator : seçer ışıyıcı

self-ballasted mercury lamp : karışık ışıklı lamba

self-exchange coefficient : özdeğişim katsayısı

semiconductor ballast : yarıiletken durultucu; elektronik balast

semi-direct lighting : yarı dolaysız aydınlatma

semi-indirect lighting : yarı dolaylı aydınlatma

sensation : duyulanma

sensitivity : duyarlılık

service illuminance : kullanma aydınlığı

shade : abajur

shading : güneş kıran

shell cap; shell base : silindirsel dip

shielding angle : siperlik çıkış açısı

short-arc lamp : kısa yay lambası

single-coil filament : tek kıvrımlı tel

skylight : çatı penceresi; yatay pencere

skylight : gök ışığı

softlight : yumuşak yayıcı

solar constant : güneş değişmezi

solar factor : güneş çarpanı

solar radiation : güneş ışınımı

spacing : aralama

special studio floodlight : özel stüdyo projektörü

spectral : tayfsal; spektral

spectral absorbance : tayfsal iç geçiricilik yoğunluğu

spectral absorption index : tayfsal soğurma indisi

spectral absorptivity : tayfsal soğuruculuk

spectral chromaticity coodrinates : tayfsal üçtürsel koordinatlar

spectral concentration : tayfsal yoğunluk; tayfsal dağılım

spectral distribution : tayfsal yoğunluk; tayfsal dağılım

spectral internal absorptance : tayfsal iç soğurma çarpanı

spectral internal transmittance : tayfsal iç geçirme çarpanı

spectral internal transmittance density : tayfsal iç geçiricilik yoğunluğu

spectral line : tayf çizgisi

spectral linear absorption coefficient : tayfsal çizgil soğurma katsayısı

spectral linear attenuation coefficient : tayfsal çizgil zayıflama katsayısı

spectral linear scattering coefficient : tayfsal çizgil yayınma katsayısı

spectral luminous efficiency : tayfsal bağıl ışık etkinliği

spectral mass attenuation coefficient : tayfsal kütlesel zayıflama katsayısı

spectral optical depth : tayfsal optik kalınlık; tayfsal optik derinlik

spectral optical thickness : tayfsal optik kalınlık; tayfsal optik derinlik

spectral responsivity; spectral sensivity : tayfsal duyarlılık

spectral stimulus : tektürsel uyartı; tayfsal uyartı

spectral transmissivity : tayfsal geçiricilik

spectrophotometer : tayfsal ışıkölçer

spectroradiometer : tayfsal ışınımölçer

spectroscopic lamp : tayf lambası

spectrum : tayf; spektrum

spectrum locus : tayfsal yer; tayfsal geometrik yer

specular reflection : düzgün yansıma; aynasal yansıma

speed of perception : algı hızı

speed of sensation of light : duyulanma hızı

spherical irradiance : erkesel küresel aydınlık

spill shield : örtücü

spotlight : nokta ışıklığı; spot

spotlighting : noktasal aydınlatma

standard lamp : ayaklı ışıklık

stand-by lighting : yedek aydınlatma

starter : başlatıcı; starter

starterless fluorescent lamp : başlatıcısız flüorışıl lamba

starting device : başlatma düzeni

starting electrode : başlatma elektrotu

starting strip : başlatma şeridi

starting time : başlama süresi

starting voltage : başlama gerilimi

Stefan-Boltzmann's law : Stefan-Boltzmann yasası

steradian : steradyan

stimulated emission : dürtülü yayım

straight filament : düz tel

strip lamp : tungsten şeritli lamba

stroboscopic effect : stroboskopi etkisi

studio floodlight : stüdyo yayıcı projektörü

sunburn : güneş yanığı

sunlight : güneş ışığı

sunshine duration : güneşlenme süresi

suntan : bronzlaşma

surface colour : yüzey rengi

surround : çevre alanı

suspended luminaire : asılı ışıklık

suspension factor : tavan uzaklığı oranı

suspension length : tavan uzaklığı

switch-start fluorescent lamp : başlatıcılı flüorışıl lamba

symmetrical luminaire : bakışımlı ışıklık

symmetrical luminous intensity distribution : ışık yeğinliği bakışımlı dağılımı

synchrotron radiation : senkrotron ışınım


T
table lamp : masa ışıklığı; masa lambası

Talbot's law : Talbot yasası

test distance : deney uzaklığı

thermal detector of radiation : ısısal ışınım alıcısı

thermal radiation : ısısal ışınım

thermal radiator : ısısal ışıyıcı

thermally activated luminescence : ısısal ışılışıma

thermocouple : ısı çifti; ısıelektrik çift

thermoluminescence : ısısal ışılışıma

thermopile : ısıpil; ısıelektrik pil

time constant : süre değişmezi

torch : cep ışıklığı

total cloud amount : kapalılık; bulutluluk

total flux : toplam akı

total turbidity factor : toplam bulanıklık çarpanı

translucent medium : ışık geçiren ortam

transmission : geçme

transmittance : geçirme çarpanı

transmittance optical density : optik geçiricilik yoğunluğu

transparent medium : saydam ortam; görüntü geçiren ortam

triboluminescence : mekaniksel ışılışıma

trichromatic system : üçtürsel dizge

trichromatism : üçrenkçillik

trip lamp : katar ardı ışıklık

tristimulus values : üçtürsel bileşenler

tritanomalous vision : üçüncü sapaklık

tritanopia : üçüncü görmezlik

troffer : gömülü uzun ışıklık

troland : troland

trouble lamp : el ışıklığı; el lambası

tungsten filament lamp : tungsten telli lamba

tungsten halogen lamp : halojen akkor lamba

tungsten ribbon lamp : tungsten şeritli lamba


U
UCS diagram : tekdüze türsellik diyagramı

Ulbricht sphere : Ulbircht küresi

ultraviolet lamp : morötesi lambası

ultraviolet radiation : morötesi ışınım

uniform colour space : tekdüze türsel uzay; üniform tür uzayı

uniform-chromaticity-scale diagram : tekdüze türsellik diyagramı

uniformity ratio of illuminance : aydınlığın eşyayılmışlık çarpanı

unique hue : ana renk türü; temel renk türü

unitary hue : ana renk türü; temel renk türü

unrelated perceived colour : ayrı algılanmış renk

upward flux : üst yarı küresel akı

utilance : yararlılık

utilization factor : kullanma çarpanı

utilized flux : yararlı akı


V
vacuum lamp : boşluklu lamba

valance lighting : ışıklı perdelik

veiling reflections : puslu yansımalar

visible radiation : görünür ışınım

vision : görme

visual acuity; visual resolution : görme keskinliği

visual colorimetry : görsel renkölçme

visual performance : görsel performans

visual photometry : görsel ışıkölçme

von Kries' persistence law : von Kries'in geçerlilik yasası


W
wave number : dalga sayısı

wavelength : dalga boyu

wide angle luminaire : geniş açılı ışıklık

Wien's law : Wien'in ışınım yasası; Wien yasası

window : pencere

Wood's glass lamp : kara ışık lambası; Wood ışığı lambası

work plane; working plane : yararlı düzlem; çalışma düzlemi

working photometric standard : ışıkölçümsel çalışma ölçünü

working standart lamp : ölçün çalışma lambası


Y
yellow spot : sarı leke


Z
zonal flux : kuşaksal akı
| Site Haritası | Gizlilik Politikası | Yasal Bilgi | Sera Grup
Tüm Hakları Saklıdır. DerinLed © 2014